Geçen yüzyılda kanser tanısı konan hastaların tümü kaybediliyordu. Ama bugün yarısından fazlası şifa bularak hastaneden ayrılıyor...

Günümüzün korkulan hastalığı kanser her gün artıyor. Öyle ki hemen her ailede bir kanser hastası var. Oysa bu göreceli bir kavram. Niye diyeceksiniz? Diğer önlenebilir hastalıkların azalması ve yeni tedavi modellerinin kullanılır hale gelmesi ile kanser hastasının ömrünün anlamlı olarak uzatılması kanserli hasta sayısının arttığı izlenimi veriyor. Oysa tıp kanser tedavisinde önemli mesafeler almış durumda.

Teknolojinin sağladığı olanaklar sınırsız. Geçen yüzyılda kanser tanısı konmuş tüm hastalar yitirilirken bugün belki yarısından fazlası şifaya kavuşmaktalar. Konu ile ilgili olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Erdem Göker'le görüştük.

" Kanser tedavisinde ne gibi yenilikler var?

Kanser tedavisindeki yenilikler hakkında bilgi vermeden önce bazı temel kavramların anlaşılması çok önemlidir. Kanser denilen hastalık tek bir hastalık değildir. İnsan vücudunun her organında kanser gelişebilir ve farklı davranabilir. Her kanser her kişide aynı seyretmez. Çok ölümcül bir kanser bazı kişilerde tamamen tedavi edilebilirken, nispeten daha az tehlikeli bir kanser zamanında müdahale edilmediğinden öldürücü hale gelebilir. Kanserli hasta mutlaka onkoloji kliniklerinde tedavi edilmelidir. Kanserin kendisi gibi tedavisi de öldürücü olabilir. Tedavinin yapılması, sürdürülmesi ve kesilmesini belirleyen hekimin mutlaka onkoloji uzmanı olması gerekir. Ülkemizde medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi uzmanları bulunmakta ve genelde birlikte çalışmaktadırlar. Gelelim sorunuza. Kanserle ilgili önemli ve hayat kurtarıcı buluş, kanserin önlenebilir veya erken tanı konduğunda tam şifa edilebilir bir hastalık olduğunun gösterilmesidir. Bu nedenle tanımlanmış risklerden örneğin sigaradan uzak durulmalıdır. Belli yaştan sonra kadınların meme, erkeklerin prostat yönünden taramadan geçmeleri, ölümcül bir hastalık olan kanserden kurtulmalarını sağlar. Tarama amaçlı kullanılan tetkiklerdeki gelişmeler baş döndürücüdür. Kanser tanısı konan bir hastaya öncelikle belirlenmiş standart tedaviler uygulanır. Bu tedaviler cerrahi, radyasyon veya kemoterapi olarak planlanır. Önemli olan hastanın değerlendirilerek hastalıkla bir bütün olarak savaşma yöntemlerini saptamaktır. Sadece bu yaklaşımla bile pek çok kanser hastası tam şifaya kavuşabilmektedir. Kanserin tedavisinde yeni geliştirilen yöntemlerin iki temel özelliği var. Bir, eski tedavilerden daha etkili.. İki, yan etkileri az. Bu özellikleri taşıyan bazı yöntemlere örnekler verilecek olursa ilik nakliyle birlikte yapılan yüksek doz kemoterapi, bağışıklık sistemi tedavileri ve hastalığa kadar hastaya da özgün ilaç tedavileri sayılabilir.

Bu iyimser gelişmeleri kanser tiplerine göre değerlendirebilir misiniz?

Örneğin meme kanseri. Tanı yöntemlerinde MR kullanılır hale geldi. Cerrahi tekniklerin ilerlemesi ve kemoterapi uygulamalarının kolaylaşması nedeniyle meme koruyucu operasyon yapılabilmekte artık. Radyasyon topu denen uygulama ile radyoterapi uygulamaları yakın gelecekte kolaylaşacak. Yine kemoterapi için her gün yeni yeni ilaçlar bulunuyor. Bunların içinde en çarpıcı olanlardan biri, karaciğer metastazı yapmış meme kanseri olgularında ağızdan alınan bir kemoterapi ilacının kullanılır hale gelmesi, diğeri de bir tip meme kanserinde kanser hücresine özel antikor kullanımı ile tedavinin sağlanmasıdır. Yine karaciğer metastazlarında tümörün kaba anlamda yakılması şeklinde tanımlanacak 'radiofrequency ablation' tekniğinin geliştirilmesidir. Akciğer kanserine gelince. Çok sayıda yeni ilaç kullanıma girdi. Cerrahi teknikler ve radyoterapinin daha iyi teknoloji ile kullanılması ile hastalardaki başarı şansı yükseldi. Kalın bağırsak kanserinin tedavisinde yine yeni ilaçlar var. Karaciğer kanserlerinde lokal tedavi verilerek hastalar nispeten daha az yan etki ile tedavi edilebilmekte. Bazı beyin tümörlerinde ağızdan uygulanabilecek etkin kemoterapik ajanlar geliştirilmiş durumda.

Anlaşılan her gün yeni bir sayfa açılıyor kanser tedavilerinde?

Evet ve şunu eklemek isterim ki kanser tanısı olan her hasta uygun uzmanlara zamanında başvurduğu takdirde sağlığına kavuşturulabilir.

Her geçen gün de yeni tedaviler umut vermektedir.

MEME KANSERİNDE MAMOGRAFİNİN ÖNEMİ

Meme kanserinde ölüm oranını düşürmek ve uzun yaşam süresi elde etmenin etkin yolu erken tanı ve erken tedavidir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esin Emin Üstün'e tanıda mamografinin önemini sorduk: 'Mamografi ile, ele gelmeyen kanseri yaklaşık 2 yıl önce belirleyebiliyoruz.. Mamografinin erken meme kanseri tanısında yanılgı oluşturan en önemli nedeni yoğun meme dokusunun varlığı. Genç kadınların memelerindeki parankim dansitesinin yüksek ve etkin olması nedeniyle mamografinin duyarlılığı azalıyor. Tarama mamografileri ile belli yaş grubundaki kadınların protokol çerçevesi içinde taranması mümkün oluyor.

Bu tarama 40-50 yaş arasında aralıklı olarak 50 yaştan sonra her yıl sürdürülen mamogramlarla devam etmektedir.

Ele gelmeyen, mamografide belirlenen meme kitlelerinin yüzde 20-30'u meme kanseri tanısını böylece alabiliyor. Yöntemin en iyi teknikle uygulanması, iyi yorum yapan radyologlar tarafından değerlendirilmesi vazgeçilmez iki koşuldur.

İyileştirme yöntemleri

Uzmanlar, kanser hastalığını yenmek için farklı yöntemler kullanıyor. İşte bu yöntemlerden bazıları;

MEME:

Tedavi yöntemi:

- Risk taşıyan; ama henüz tümörleşmemiş hücrelere ilaç verilmesi.

- Lenf düğümü taraması: Tümörde ilk temasa geçen lenf düğümü saptanıp inceleniyor ve uygun tedavi belirleniyor.

- Kemoterapi: En yeni maddelerle tedavi; örneğin Herceptin, monoklonal antikorlar.

- İlik nakli: Tümörü yayılmış kadınlarda yüksek dozda kemoterapi ile birlikte.

- Tümörün uyardığı yeni damarlar oluşumunu (anjiojenez) baskılayan ilaçlar. İleri derecede hasta olanlara ve başka ilaçlara yanıt vermiş hastalara.

MİDE:

Tedavi yöntemi: Genetik değişikliklerin saptanması ile kişisel tedavi.

PANKREAS:

Tedavi yöntemi: Doğrudan tümörü besleyen damara verilen ilaçlar.

KALIN BAĞIRSAK:

Tedavi yöntemi: Son kuşak platin türevleriyle kemoterapi ve yeni monoklonal antikorlar.

KARACİĞER:

Tedavi yöntemi: Hipertermi: Radyo dalgalarının ürettiği enerjiyle tümörün sıvılaştırılmasına dayanan cerrahi teknik. Böylece müdahale alanını sınırlayıp organ korunabiliyor.

AKCİĞER:

Tedavi yöntemi:

- Tarama: Bütün sigara içenlerde bulunan ve akciğer tümörlerinin büyük kısmına yol açan Fhit geninin tanımlanması.

- Özellikle yaşlılarda daha az zehirleyici maddelerle kemoterapi

- Tümörün uyardığı yeni damar oluşumunu (antiojenez) baskılayan ilaçlar. Daha önce müdahale edilmiş olan ileri derecedeki hastaların tümörlerine uygulanıyor.